Bir şeyler çiziktirseniz yeter

“Öyle iyi bir şey olmasına gerek yok, bir şeyler çiziktirseniz yeter.” Ne kadar çok duyduk bu cümleyi. Bu talep ile gelen insanlara aslında işin öyle olmadığını anlatmak kolay değildir. Sevgili Ferhan Şensoy “Eşeğin Fikri” kitabında Haldun Taner’in tam da bu talep ile gelenleri nasıl yanıtladığını anlatmış. Çok hoşumuza gitti paylaşmak istedik. Usta yazarın cümlelerini buraya taşıdık.

KÖTÜ BİR ŞEY YAZMAK

Beyoğlu?nda Hasnun Galip sokakta, Onbir Osman?ın Kahvesi adlı bir yer vardır. Onbir Osman hayat ta mı, kahvenin başında mı, bilmiyorum, kahve hala var. Osman bey orada oynanan kumardan yüzde onbir aldığı için namı öyle. Kahvenin müdavimleri, sinema ve tiyatro dünyasının pek ünlü olamayan oyuncularıdır, orada kumar oynar, rol beklerler. Kumar oynamayıp, pencere kenarında oturup, sigara içerek dışarıya bakanlar da vardır.
Mart ayı gelince , tiyatrocu takımının kıçı kalkar, aralarında bir ??heyet?? kurup Anadolu?ya turneye çıkma özlemi içlerini fır dolanır.
Haldun Taner?in ülkemize getirdiği kabare türünün ilk ve en güzel örneği Devekuşu Kabare Tiyatrosu?nun en gözde zamanı, 70?li yıllar, turneye çıkmaya domuzlanan ünsüz tiyatrocuların oluşturduğu bir ekip, deli gibi oyun bulma derdine düşer. Sonunda heyetin ileri gelenleri Taner?in kapısını çalar.Kapı çaldığında, Haldun Hoca?nın çömezi olarak, tesadüfen orada bulunduğum için olayın şahidi olurum. Olaya şahit olmamı bizzat Haldun Taner ister, kalkıp gitmeme engel olur.
Hiç sigara kullanmayan hocam, sigarayı sigaraya ekleyen heyecanlı heyet ileri gelenleri önüne birer kül tablası koyar, kahve sunar. Heyet ileri gelenleri sonunda öksürürler konuyu:
-Bize bir oyun verin hocam! Turneye çıkmak istiyoruz!
Hazır bir oyunu yoktur Taner?in ve kıpır kıpır turne özlemiyle yanıp tutuşan bu adamların çok aceleleri vardır. Üç beş gün içinde, afiş basımı için oyunun ismini, oyuncu sayısını bilmek ve oyunun ilk sayfalarını edinmek istemektedirler. Hemen turneye çıkmaları şarttır.
Taner, sakin ve mütebessim kibarlığı içinde, böyle kısa sürede eser yaratamayacağını dile getirir, başka yazarlara başvurmalarını önerir. Ancak adamlar heyecanlı ısrarlarını sürdürmektedir. Yeniden sigaraları yakar;
-Sizsiz olmaz hocam!
derler. Taner, kibarlığı elden bırakmadan, iyi bir eser yazmanın düşünceyi bulmakla bitmediğini, o eser, o dosya üstüne uzun bir çalışma yapmak gerektiğini anlatmaya uğraşırken, heyetin ileri geleni keser sözünü:
-Bize öyle çok iyi bir şey değil hocam, sizin isminiz yeter. Bir şeyler çiziktirseniz olur yani?
Bunun üzerine Haldun Hoca gözlerinin içi gülerek bana bakar ve aynı gülücükle;
-Öyle kötü bir şey yazmak, benim için çok daha zordur ve çok daha uzun zaman alır!
der, çişi gelir gibi turnesi gelmiş bu arkadaşlara.
Kötü bir şey yazmayı hiçbir yazar istemez. Yazdıklarını beğenmeyen yazar yoktur. Beğenmediklerini yırtıp atmıştır zaten. Gogol beğenmediklerini yakmıştır.
Ve fakat günümüzde ne kötü yazarlar var ve ne kötü ki, onları bir güzel okuyanlar var.

Yorum Yapın