‘tasarımcı adayları’ Kategorisi için Arşiv

Endüstri Ürünleri Tasarımcısı İş İlanı

Cumartesi, 03 Nisan 2010

Firmamız Trio Tasarım’da ağırlıklı olarak fuar standı ve iç mimari projelerde çalışmak üzere eleman arıyoruz.

-Endüstri Ürünleri Tasarımı, iç mimari veya mimarlık eğitimi almış,
-3DS Max, Photoshop ve Autocad programlarına hakim,
İlgilenen adayların cv@triotasarim.com adresine özgeçmiş ve portfolyoları ile başvurmaları rica olunur.

Eğer yeni mezun iseniz “Yeni Mezun Tasarımcıların İş Başvurularında Yaptıkları 5 Büyük Hata” yazısını okumayı ihmal etmeyin.


Güncelleme:
Bu ilana ilişkin aradığımız tasarımcıyı bulduk. Fakat bize e-posta ile ulaşan başvurulara her zaman açığız.

Yeni Mezun Tasarımcıların İş Başvurularında Yaptıkları 5 Büyük Hata

Çarşamba, 18 Temmuz 2007

Yeni mezun tasarımcı adaylarının internet üzerinden iş başvurusu sırasında yaptıkları hatalar dikkatimizi çekti. Özellikle bir tasarım ofisine CV veya portfolyo yollarken yapılan oldukça basit gözüken normalde beklemeyeceğiniz hataları aşağıda sıraladık.

1-Boş mail ile CV ve Portfolyo göndermek.

Sadece konu kısmına “başvuru” yazıp CV ve portfolyoyu ekleyip mail içeriği olarak hiçbir şey yazmadan iş başvurusu yapmaya çalışmak en büyük hatalardan biridir.
Bu türden maillerin yarattığı his, ancak şu şekilde açıklanır:   Sanki başvuran kişi ofisinizin kapısını çalıp, kapı açılınca içeri dalıyor; masanızın önüne kadar gelip bir an bir şey söyleyecekmiş gibi ağzını yarım yamalak açıyor; siz tam ifadesiz bir şekilde size bakan boş gözlerde bir anlam ararken, o üzerine “başvuru” yazan bir post it yapıştırılmış CV ve Portfolyosunu masanın üzerine atıp hiçbir şey söylemeden kaçıp gidiyor.

İşe başvurduğuz firmaya bir değer katmanız ve orada çalışanların işini kolaylaştırmanız gerekiyor. Fakat, daha başvuruyu yaparken” Nedir bu mail?  Kimdir bu?  Niye bizimle çalışmak istiyor?  Ne işimize yarar?  ” sorularını çoğunlukla zamanı olmayan birinin tahminine bırakıp ve kendisi cevaplamaya zahmet etmeyen yeni mezunların işi epey zor.

Mailinizi niyet mektubu şeklinde hazırlayın eğer niyet mektubunun ne olduğunu bilmiyorsanız araştırın.

2-Hazır kalıp CV kullanmak.

Siz herhangi bir üniversite mezunu değilsiniz tasarımcı adayısınız. Özgün ve yaratıcı işler ortaya çıkararak geçiminizi sağlayacaksınız. CV’nizi ve Portfolyonuzu tasarlamak profesyonel olarak yapacağınız ilk iştir. Kariyer.net gibi insan kaynakları sitelerinin hazır oluşturduğu özgeçmişleri mailinize kopyalayıp yollamayın.

Photoshop ve MS Word programlarını bildiğinizi yazdıktan sonra muhtemel işvereninize bu küçük tasarım dünyasında defalarca gördükleri bir kalıpla CV göndermenizin iki olası izlenim yaratır:
1-Özgeçmişinizde yazdıklarınız yalan
2- Tembel bir tasarımcısınız.
Arkadaşınızın CV kalıbını kullanmayın. Eğer CV’nizi kendiniz tasarladıysanız arkadaşlarınızla paylaşmayın. Sadece isimleri farklı olan aynı görünümlü bir CV ile aynı işe, aynı anda başvurma olasılığını hatta arka arkaya görüşmeye çağrılma olasılığınızı küçümsemeyin.

3-Özgeçmişe kötü bir fotoğraf koymak

İlk izlenim her zaman en etkilisidir derler. Bir görüşmeye giderken kontrol edemediğiniz birçok sebepten dolayı ilk izlenimiz olumsuz olabilir, ama e-mail ile başvuru yaparken bu konuda avantaj sizde. CV’nize koyacağınız iyi tasarlanmış bir fotoğraf ile kolayca olumlu bir izlenim yaratabilirsiniz. Bu fırsatın farkında olmayanlar aynı hataya düşüp CV’lerine fotoğraf koymuyor. Fakat bundan daha büyük bir hataya düşenler var. Yanlış fotoğrafı koyanlar.

Mühendislerin işi kolay, iyi çekilmiş bir vesikalık fotoğraf yeterli olabilir. Fakat tasarımcı iseniz vesikalık fotoğraf koymak, kolaya kaçmak sayılır. Öte yandan üzerinde en çok uğraştığınız, photoshop bilginizi döktürüp rötuşladığınız, en havalı ve en ilginç fotoğrafınız (yani çoğunluğun Messenger da kullandığı avatar resmi de) genelde CV’ye konulacak türden bir fotoğraf değildir.

Özellikle CV’de kendinizi “takım çalışmasına yatkın, arkadaş canlısı, vb. olarak tanımladıktan sonra  ”katil bakışlı” ya da “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?! ” ifadeli avatar resimlerinizi koymaktan kaçının.

CV’nizi inceleyen kişinin “Ben bu tasarımcı ile çalışabilir miyim?” diye düşünerek fotoğrafınıza bakacağını göz önünde bulundurun. Objektife doğru bakıp gülümsediğiniz ve doğal gözüken bir fotoğraf, çoğu zaman daha etkili olacaktır.

4-İnternet üzerinden CV ve Portfolyo gönderirken PDF dışında format kullanmak

Kişisel önerim tasarımcı iseniz ve bir tasarım stüdyosuna başvuruda bulunuyorsanız, CV’nizi PDF dışında başka bir format ile göndermemeniz. PDF yani Portable Document Format günümüzde neredeyse her yeni dizüstü bilgisayara yüklü olarak gelen, masaüstü bilgisayarlarda ise anakart veya ekran kartı sürücüleri ile birlikte otomatik olarak yüklenen Acrobat Reader ile kolayca açılır. Bir bilgisayarda Word veya Photoshop olmama ihtimali oldukça yüksektir ama ücretsiz Acrobat Reader’ın bulunmama olasılığı çok azdır. PDF her bilgisayarda aynı şekilde görüntülenir ve üzerinde değişiklik yapılamaz. Oysa Word dokümanı olarak gönderdiğiniz bir CV, seçtiğiniz özel fontlar, ya da gönderdiğiniz bilgisayardaki ön izleme seçenekleri yüzünden, sizin kaydettiğiniz şekilde görüntülenmeyebilir. Mecbur değilseniz doc, xcl, xml, ppt, htm, jpg, exe, psd, tiff vb. formatları kullanmaktan kaçının. Zaten PDF formatındaki bir CV sizi daha profesyonel gösterecektir.

Portfolyo gönderirken ise sırası karışık farklı farklı isimlendirilmiş çeşitli resim formatlarında birden fazla dosya göndermek iyi bir seçim değil. Paftalarınızı anlamlı bir sırada arka arkaya göstermek sunum için en etkili yöntem olacaktır. Ama bunu yapmak için EXE formatında bir sunum dosyası hazırlamayı aklınızdan bile geçirmeyin. EXE dosyası eğer Antivirüs programına takılmaz ise, bilgisayarını seven ve sizi tanımayan kişiler tarafından hiç açılmayacaklardır. Benzer şekilde zip, rar, fla, htm, html dosyaları da virüs ya da açılma sorunları yaratabilir. En mantıklı tercih yine PDF ya da Power Point Slide Show dosyası olan PPS olacaktır. Eğer Portfolyonuz için Power Point kullanacaksanız çalışma dosyası olan PPT formatını değil, bir sunum dosyası olan PPS formatında göndermeye özellikle dikkat edin. Aradaki farkı bilmiyorsanız Google’dan öğrenin.

PDF dosyası yaratmak için illa ücretli bir programa ihtiyacınız yok. Basit ve ücretsiz PDF yazıcısı PDF 995 programı kolaylıkla işinizi görebilir. Öncelikle yine ücretsiz olan ve aynı siteden indirebileceğiniz PDF dönüştürücüyü bilgisayarınıza kurmanız gerekli. Sonra istediğiniz dokümanı PDF 995 yazıcısını seçip çıktı alır gibi kayıt edebilirsiniz.

Eğer gönderdiğiniz tasarım firması PDF formatından haberdar değilse bu firma bana ne katabilir diye bir daha düşünün.

5-Açılmayan dosyalar veya gönderilemeyen mailler ile başvuru yapmak

Başvuru yaptığınız şirket eğer bir ilan vermişse aynı anda birçok aday ile ilgilenmek zorunda kalır. Eğer başvuru için gerekli olan dosyalarda herhangi bir problem oluşursa şansınızı kaybedebilirsiniz. Emaile “ekteki CV ve Portfolyomu” yazdıktan sonra dosya eklemeyi unutmak herhalde en çok yapılan hatalardan biridir. Bu şekilde gönderilen mailler karşı tarafa dikkatsiz olduğunuz izlenimi verir. Mailinizde ya da eklediğiniz dosyalarda virüs bulunması ise daha büyük bir hatadır. Virüslü mail göndermek hem dikkatsiz ve hem de bilgisiz olduğunuz izlenimi yaratır. Fakat gönderdiğiniz dosyalar açılmıyorsa karşınızdaki kişi bir de beceriksiz olduğunuzu düşünebilir. Genelde problem dosya isminde türkçe karakter kullanmaktır. Sizin bilgisayarınızda kolayca açılan hiçbir problem yaratmayan bu dosya isimleri internette ve karşı tarafın bilgisayarında problem yaratabilir.

İnternette gönderdiğiniz dosya isimlerinde ve mail konu başlıklarında TURKCE KARAKTER KULLANMAYIN ne yazık ki Windows işletim sistemi bu konuda hala problemli. En iyi çözüm başvuru mailinizi ilk önce kendinize yollamak olacaktır. Maili açın, baştan sonra okuyun kontrol edin ve her şeyden emin olduktan sonra kendi mail adresinizi de BCC kısmına ekleyerek başvurunuzu yapın.

Ayrıca gönderdiğiniz dosyaların sadece kendi bilgisayarınızda değil farklı bilgisayarlarda da açılıp açılmadığını kontrol edin.

Bazı mail sunucuları farklı formattaki dosyaları ve belli büyüklükteki mailleri kabul etmeyebilir. Mailinizin ulaşması gereken yere iletilip iletilmediğini sizin kontrol etmeniz gerekir. Eğer bir ilana başvuruyorsanız ve size başvurunuzun alındığına dair herhangi bir uyarı gelmez ise (çoğunlukla şirketler böyle bir uygulama yapmaz) birkaç gün içerisinde başvurunuzu alınıp alınmadığı hakkında bir mail atın. Hala cevap alamazsanız başvuru yaptığınız şirkete telefon açıp mailinizin ulaşıp ulaşmadığını sorun.

Bu 5 madde en çok karşılaştığımız hatalar. Bunun dışında başvurularda gördüğümüz diğer küçük hataları ek bir madde de toplamaya çalıştık.

Profesyonel gözükmemek

Yeni mezunların en sık yaptığı hatalardan biride hala öğrenci gibi davranmaktır. İş dünyası ciddiyetten hoşlanır. Karşınızdakilerin sizi ciddiye alması için bir profesyonel gibi davranmanız gerekir. Başvurunuzda bunu yansıtın. Maillerinizin altına adınızı soyadınızı ve iletişim bilgilerinizi içeren bir imza koymayı alışkanlık haline getirin. Outlook Express veya benzeri bir program kullanarak gönderdiğiniz her mailden okundu bilgisi isteyin. İş başvurunuzda dikkat etmeden yapacağınız küçük hatalar profesyonel görünümünüze zarar verir.

Örneğin:
- Ortaokul takma adınızı içeren email adresi ile başvuru yapmak
- Cvim1 şeklinde dosya isimleri kullanmak
- Tamamı büyük harfle yazılmış email göndermek
- Yazıları “çet” dili ile yazmak
- İmla ve dilbilgisine özen göstermemek
- Noktalama işaretlerini yanlış kullanmak
- CV’de ad ve soyad yazmayı unutmak (garip bir şekilde sık yapılan bir hata)
- Boş alan kullanımı bol, 2-3 sayfalık özgeçmiş oluşturmak
- İlkokul adını ve mezuniyet derecesini özgeçmişe koymak ve en üste yerleştirmek
- Doğum yeriniz, burcunuz, kan grubunuzu yazarak özgeçmişi doldurmaya çalışmak
- Başvurduğunuz pozisyonla ilgisi olmayan derslerinizin açıklamalarına yer vermek

Burada yazdığımız hataların hepsi ile birebir karşılaştık ya da zamanında kimse uyarmadığı için biz de yaptık. Sizin yaptığınız ya da karşılaştığınız hatalar varsa paylaşabilirsiniz.

Tasarımcılara En Çok Söylenen 10 Yalan

Cumartesi, 07 Nisan 2007

Tasarımcılar ve sanatçılar için iş hayatı oldukça zorlu ve engebeli bir yol. Mark W. Lewis kaleme aldığı Tecrübesiz Tasarımcılara en çok söylenen 10 Yalan yazısında, ticaret hayatında devamlı karşılaştığımız yalanların detaylı bir listesini hazırlamış. Benzer yalanları defalarca duyduğumuzu görünce, yeni mezun tasarımcıların bizim zor yoldan edindiğimiz deneyimleri yaşamak zorunda kalmamaları için paylaşmak istedik ve Türkçeye çevirdik.

Tecrübesiz Artist ve Tasarımcılara En Çok Söylenen 10 Yalan

1 “Bu seferkini ucuza (veya bedava) yap, bir sonrakin de telafi ederiz.”
Saygıdeğer hiçbir firma veya işadamı daha sonra telafi edileceği umuduyla emeğini ve zamanını bedavaya vermez. Bir tesisatçıya “Hadi gel. Lavaboyu bedavaya ver. Yerine monte et. Bir daha lavaboya ihtiyacımız olduğunda bu seferkini telafi ederiz.” dediğinizi hayal edebiliyor musunuz? Size kahkahalarla güler. Büyük ihtimalle önemli bir iş olduğunda tekrar sizi aramazlar.

2 “Son ürünü görene kadar bir kuruş bile ödemeyiz.”
Bu müşterinin size avans almaktan vazgeçmeniz için yem atmasıdır. Neredeyse tüm iş kolları depozit veya avans gerektirir. Müşterinizle yürüyen bir iş ilişkisi oluşturduğunuzda farklı bir anlaşma yapabilirsiniz. Ama yeni bir müşteri, tanışmanın hemen ardından, ilk eskizlerinizi ücretini ödemeden istememeli.

3 “Bu işi bizim için yap, piyasada tanınırsın. İşler oluk gibi akar.”
Balon. Bir tesisatçıya “Bu lavaboyu tak arkadaşım. Ardından bir sürü iş alacaksın” deyin. Tesisatçının cevabı “Yani işi iyi bir şekilde yapsam bile, fark edilmek için bedavaya mı yapmam gerekiyor? O zaman kayda değer olmaz ki.” olur. Ayrıca işi yaptıran kişi, herkese normalde işin (x) liraya mal olduğunu ama kendisi gibi parlak iş adamının bedavaya yaptırdığını böbürlenerek anlatacaktır. Eğer arayan olursa, onlarda aynı bedeli veya daha iyisini bekleyeceklerdir.

4 Eskiz ya da konseptlere bakarken “Seninle çalışıp çalışmamaya henüz karar vermedik. Ama sunumu burada bırak ben ortağımla/yatırımcımla/karımla/patronumla görüşeyim.”
Sunumunuzu teslim ettikten 15 dakika sonra bunu söyleyen kişinin vermiş olduğunuz konsept ile diğer tasarımcıları telefonla arayarak fiyat teklifi isteyeceğinden emin olabilirsiniz. Geri aradığınızda fiyatlarınızın çok yüksek olduğu ve “Ali Uçurur Tasarım  Tanıtım” firmasının işi aldığını öğrenirsiniz. Onlar neden daha ucuz olmasınlar ki? Siz saatler harcanmış tasarım ve danışmanlık emeğinizi bedavaya verdiniz.
Anlaşmaya varana kadar, YARATICI HİÇBİR ÇALIŞMAYI MÜŞTERİNİN OFİSİNDE BIRAKMAYIN.

5 “İş İPTAL OLMADI, sadece ertelendi. Hesabı açık bırakın bir iki ay sonra devam ederiz.”
Hıııım. Büyük ihtimalle etmez. İş duraksıyorsa muhtemelen ölüdür. O zamana kadar yapılmış işin ücretini almamak da büyük bir hata olur. İki ay sonra aradığınızda bambaşka biri o iş için atanmış olabilir ve tahmin edin bu yeni adam sizin adınızı hiç duymamış bile olabilir.

6 “Sözleşme mi? Biz arkadaş değil miyiz? Aramızda saçma bir sözleşmenin lafı mı olur?”
Tabi ki arkadaşız. Ta ki bir şeyler yanlış gidene ya da yanlış anlaşılana kadar, sonra sen takım elbiseli pislik, ben de aptal tasarımcı olurum. O zaman da sözleşmenin şart olduğunu anlarsınız. Tabi yaptığınız iş için para ödenmesini beklemiyorsanız orası başka. Saygıdeğer her iş sahibi işi kâğıda döker. Siz de yapmalısınız.

7 “Faturayı iş üretildikten/basıldıktan/uygulandıktan sonra kesip gönder.”
Eğer uygulamasını siz yapmıyorsanız faturayı göndermek için neden alakasız bir tarihi bekleyesiniz ki? İşinizin arkasında duruyorsunuz değil mi? Dürüst iş yapıyorsunuz değil mi? Neden siz ilgilendirmeyen bir teslim tarihini de bekleyesiniz ki? Tasarımınızı teslim ettiyseniz ve tasarım kabul edildiyse FATURASINI KESİN. Belki bu sadece başka bir bekletme taktiğidir. Eğer müşteri tasarımınız üretilene/basılana/uygulanana kadar bekletiyorsa daha sonra ortaya çıkabilecek sözleşme dışı değişiklikleri size ücretsiz yaptırabilmek için paranızı ödemiyor olabilir.

8 “Senden önceki x liraya yaptı”
Bu tamamıyla sizinle alakasız bir söylem. Eğer bir önceki o kadar iyi iş çıkarsaydı şu anda onunla konuşuyor olurlardı değil mi? Bir öncekinin ne kadar ücret aldığı sizin için hiçbir anlam ifade etmemeli. Çok düşük ücret talep edenler, bu iş alanından yakın zamanda çıkar (iflas eder veya iş değiştirmek zorunda kalır) ve bir başkası iş için tutulur. Dürüst bir fiyat belirleyin ve kararlı olun.

9 “Bizim bütçemiz x lira” diyen firmalar
İnanılmaz! Bir adam araba almak istediğine karar veriyor ve daha araştırma yapmadan veya sağa sola sormadan ihtiyacı için gerekli olan arabanın fiyatının ne kadar olduğunu biliyor. Büyük ihtimalle hayır. Belli bir büyüklükteki iş, belli bir miktarda ücrete denk gelir. Eğer onların daha az paraları varsa, siz de daha az çalışma karşılığında işi alabilirsiniz. Fakat daha az para alacağınız için daha az çalışacağınızı anladıklarından emin olun. Daha az alternatif sunun, basitleştirin, işin farklı kısımları için farklı firmalarla çalışmalarını önerin.

10 “Finansal problemler yaşıyoruz. Bize bu işi yap. Biz para kazanalım sana paranı ödeyelim.”
Elbette. Yalnız para kazandıkları zaman ödeme yapılacaklar listesinde en aşağılarda olacağınızı bilin. Eğer bir firma başlarının belada olduğunu kabul ediyorsa, emin olun itiraf ettiklerinden daha da kötü durumdadırlar. Öyle olsa bile siz banka değilsiniz. Ayrıca onların muhasebesini kontrol edemezsiniz. Eğer bir firma bankadan ya da kredi firmalarından para alamayacak duruma geldi ise, neden onlara siz kredi veresiniz ki? Tasarımınızı teslim ettikten sonra elinizde hiçbir kozunuz kalmaz. İyi niyetlerle hareket etmek isteseniz bile bu sizin için kayıp bir iş olacaktır. Ama yine de riske girecekseniz, beklediğiniz için ek ücret talep etmelisiniz. Bankalar faiz alıyor, siz de almalısınız. Büyük ihtimalle size bu şekilde bir öneri gelmesinin sebebi de sizin ücretinizi vermek için bankadan kredi çekip faiz ödemeyi istememeleridir.

Bu liste ile sizi paranoyak yapmak ya da deli etmeyi amaçlamıyor. Sadece bazı fantezilere gerçeklik şırınga etmeye çalışıyor.
İş hayatında sizin gibi olmayan insanlarla uğraşmak zorundasınız. Kendilerine ait çıkarları ve sizden farklı davranış biçimleri var. Her türden çalışma/iş/para durumu için istekler, problemler, sorunlar ve tartışmalar olacaktır. Bir çok defa iyi niyetlerle hareket eden profesyonelin g.t gibi ortada kaldığını gördüm.

Bütün bunlarla uğraşırken nasıl yaratıcı işler ortaya çıkarabilirsiniz?
Güzel soru. İşte bu yüzden eğitim önemli. Eğitiminiz sırasında tasarımla kendi seviyesinde başa çıkmanız gerekirken ve tasarımı çevreleyen saçmalıklarla da ayrı ayrı ilgilenmek durumunda kalırsınız. Eğer sizi zorlayan öğretmenleriniz varsa, yapacağınız çalışmaya para ödeyeceğini söyleyen bir iş adamı ile karşılaşana kadar bekleyin. O zaman ?talepkar?ın anlamını öğrenirsiniz. Daha sonra sizi zorlayan ve yaptığınız işten zevk almanızı sağlayacak nasırlara yol açan öğretmenlerinize teşekkür edeceksiniz.

Sonuçta iyi bir tasarımcı olmak, ticari çalışmanın sadece %25′lik bölümüdür. Eğer sizin ilgilendiğiniz kısım bu ise kendinize bir iyilik yapın: Profesyonel pisliklerden birine dönüşmeyin.

Sizinde yaşadığınız tecrübeleri duymak isteriz. Eğer eklemek istediğiniz yalanlar varsa yorum yazarak paylaşabilirsiniz.

Çeviride gözden kaçan bir hata bulursanız lütfen email atın.

Mark W. Lewis’e ait olan yazının İngilizce orjinalini Jeremy Sutton‘nun Painter Creativity sitesinde bulabilirsiniz: Top 10 Lies told to Naive Artists and Designers.

Not: Jeremy Sutton Corel Painter programı ile dijital boyama konusunda kurslar ve workshoplar düzenliyor. Türkiye de bu konuda konuşma yapmak isterse ilgi olup olmayacağını merak ediyor. Eğer ilginizi çekiyorsa Jeremy mail atabilirsiniz.